Perşembe, Temmuz 09, 2009
Free Layouts for MySpace

I made my layout with the Myspace Background Maker. Get myspace layouts, graphics, and flash toys at pYzam.
 
posted by İnci Üsküplü at 2:34 PM, | 0 comments

Melekler ve Şeytanlar

Salı, Haziran 30, 2009
En sevdiğim kitaplar arasında yer alan bir kitaptır kendisi. Genelde önceden kitabını okuduğum filmleri beğenmem ama Melekler ve Şeytanlar bunun aksinin olabileceğini ispatladı. İzlememin üzerinden yaklaşık 4 yıl geçmesinin verdiği unutkanlıktan da kaynaklanıyor olabilir ama adamın saatindeki mickey mouse'a kadar tüm ayrıntılara yer verilmiş. Karakterler düzgün oturtulmuş oyunculukları da bir o kadar güzel. Filmi seyrederken de kitabı okurken aldığım zevki aldım. İzlenilesi filmlerden biri diyebilirim hala izlemediyseniz muhakkak izleyin. Esasında izlemek yerine okuyun da diyebilirim daha çok keyif alırsınız.



Not: Bu arada adını bilmiyorum ama yandaki fotoğrafta yer alan kişi Okan Bayülgen'e biraz fazla benzemiyor mu? Filmi izlerken adamı her gördüğümde bir irkildim.

Etiketler: , ,

 
posted by İnci Üsküplü at 10:30 AM, | 0 comments

Rollasole

Hatun olmak pek kolay bir iş değil. Özellikle özel gecelerde giyim kuşam söz konusu olduğunda istenilen elbiseyi, ona uygun ayakkabıyı ve çantayı bulabilmek dertlerin başında geliyor. Bunun yanında o gün içinde hazırlanması etmesi derken bayanlar günlerini birkaç saatliğine güzel görünmek için harcamış oluyor. Bunun yanında bir de güzel olan elbise ve ayakkabıların rahatsız olması da cabası. Topuklu ayakkabılar gecenin sonunda değil gideceğiniz yere varana kadar bile canınızdan bezdirebilir. (Bunu farkına varan bir takım zihnisinir arkadaşlar hemen kendilerine bir pazar edinmişler. Topuklularınızdan bunaldığınızda içecek alır gibi otomotik makinaları kullanarak Rollasole markalı topuksuz ayakkabıları (renkli pisipisilere benziyor) ve ona uygun çantayı edinebiliyorlar. Gecenin geri kalanına da ağrısız sızısız devam ediyorlar. Adamları tebrik etmek lazım çok basit bir düşünce ile tutulacak ve karlı bir iş bulmuşlar kendilerine.

Not: Eklemeden edemeyeceğim. Tüm bu hazırlıklar vs. yapılır saatlerini harcar iki saniye kendini güzel hissetmeye başlarlar ki acımasız erkek arkadaşları (sevgili olmasına gerek yok) ufacıcık bir kusur bularak günlerini zindan etmesini çok iyi becerirler. Onları da ayrıca tebrik etmek istedim buradan.

Etiketler: , ,

 
posted by İnci Üsküplü at 10:22 AM, | 0 comments

Sharpie ya da Lamborgini

Çarşamba, Haziran 10, 2009

Sharpie dünyaca ünlü bir kalem markasıymış. Daha çok tekstil ve seramik ürünlerde kullanıldığından olsa gerek kendisini ilk kez duyuyorum ama bu reklam kampanyası ile kolay kolay da unutabileceğimi sanmıyorum. Bir adet Lamborghini Gallorado'nun dış cephesini bu kalemle boyamışlar. Güzele ne yakışmaz ki deyimini dile getiren şahane bir çalışma olmuş. (İlerdeki fosfosuma da yakışır dimiii?:) )


Bunlar da bu meşhur kalemin ev dekorasyonunda kullanılış şekline örnekler.







Kaynaklar: Elmaalthift, Ifitshipitshere

Etiketler: , , ,

 
posted by İnci Üsküplü at 11:03 AM, | 1 comments

August Rush / Kalbinin Sesini Dinle

Salı, Mayıs 26, 2009
Geçen gün elimde olan filmlerden birini yatarken rastgele açayım izlerken uyurum düşüncesiyle bir film seyretmeye başladım. August Rush isimli bu filmi açmışım şansa, ilk 5 dakikada bu filmin güzel olacağını dolayısıyla uykumu kaçıracağını anlayıp kapadım. Ertesi gün seyrederken iyi ki bırakmışım dedim çünkü en beğendiğim filmler arasında yerini aldı.

İki yetenekli ve ünlü müzisyen bir gece karşılaşırlar. Hayatlarındaki en romantik anı o gece yaşarlar ancak bir daha birbirlerinden haber alamazlar. Hatta o gecenin sonucunda olan çocuklarından bile bihaberdirler. Bu kadar yetenekli iki müzisyenin çocukları da oldukça yetenekli bir çocuktur hiç müzik aleti çalmamasına rağmen süper bir müzik kulağı vardır ve eline ilk gitar geçtiği anda da bunu ispatlar. Birbirinden bihaber olan bu aile bireylerinin birbirlerini müzik aracılığı ile aramasını konu alan süper bir film. Belki benim konuyu özetlememle çok basit gözükmüş olabilir ama öyle değil.

Başrol oyuncusu daha önce Finding Neverland'den tanıdığımız Freddie Highmore. Açıkçası bu çocuğun gelecekteki halini cidden merak ediyorum. Şimdiden böyleyse gelecekte nasıl bir şey olacak acaba. ( Hem oyunculuğu bakımından hem de tipi bakımından.:) ) Diğer oyuncular ise Jonathan Rhys Meyers, Keri Russell (Daha önce oynadığı film ve dizilerden tanımam gerekir ama nedense daha önce bu kadar dikkatimi çekmemiş.) ve Robin Williams. Bence onlar gerçek hayatta da bir aile olmalılar. Birbirlerine çok benziyorlar, çok güzeller ve çok yakışıyorlar. Onların güzelliği, müziğin mükemmelliği ile film sonuna kadar “ama bitmesiiin” nidaları ile izlenecek bir kıvama geliyor.

Ayrıca küçük bir not, gerçek dünyada da böyle şeyler olabileceğine inanmak istiyorum. Masallara inanmak gibi bir şey bu biliyorum ama arada böyle şeylere ihtiyaç duyuyor insan. Nede olsa masallarla büyütülüp dünyanın toz pembe olacağı beklentisiyle büyütüldük.

Etiketler: , ,

 
posted by İnci Üsküplü at 5:03 PM, | 0 comments

Faili Meçhul Kıyak

Perşembe, Mayıs 21, 2009
"İyilik yap iyilik bul" ve benzeri filmleri izleyen herkesin içinde birilerine iyilik yapıp sevindirme isteği uyanıyordur. Kimileri bir şekilde etrafındakileri sevindirecek bir şeyler yapıyor kimisi ise ne yapacağını bilmediği için bu heyecanı filmin etkisi geçtikçe yitiriyor. Peki tanıdıklarınız dışında yoldan geçen herhangi birine tesadüfen bir iyilik yapsanız ve suratındaki tebessümü izleseniz nasıl bir duygu olurdu? Fikir Atölyesi'nin yazarı Tunç Kılınç Şubat ayında bu fikirden yola çıkarak "Faili Meçhul Kıyak" isimli bir oyun başlatmış. Ben çok geç fark etmiş oldum ama olsun hiç yoktan iyidir. Oyunun kuralı çok basit sizi göremeyecek birine bir iyilik yapmanız ve arkanızda iz olarak sadece bu kartı bırakmanız gerekiyor. İsterseniz uzaktan kartı görünce yaşayacakları sevinci izleyebilirsiniz. Çok keyif verici bir şey olsa gerek. Kartların her zaman yanınızda bulunabilmesi için cüzdanda taşınmasından bahsediliyordu ama yine Fikir Atölyesi'nde yapılan bir yorum benim de gözümü korkuttu açıkçası :D ;

Cüzdana koymak konusunda biraz kararsızım açıkçası, düşünsenize cüzdanınızı
kaybediyorsunuz. Bulan eleman içinde bir kart buluyor; faili meçhul kıyak
(+yeni aldığınız maaşınızla beraber) :)”

Bir blog hareketi olarak başlayan bu olay çok kısa sürede yayılmış, herkes tarafından yapılmaya başlamış dolayısıyla çeşitli gazetelerde ve programlarda yayınlanmış. Beyaz'ın programına da konu olmuş izlemek isterseniz yine Fikir Atölyesi'ne başvurabilirsiniz.

Etiketler: ,

 
posted by İnci Üsküplü at 4:55 PM, | 0 comments

Çizfi Film Tadında Reklam


Rapt Soda
yükleyen PeteRock

Etiketler: , ,

 
posted by İnci Üsküplü at 4:17 PM, | 0 comments

Tuvalet Kuyruğu

Perşembe, Mayıs 14, 2009

Tuvalet sırası erkek olmak istediğim nadir anlardan biridir. Bar, kafe kuyruğunu geçtim, konserler gibi büyük organizasyonlarda çileden çıkma sebebimdir. Bu şema azda olsa sebebini açıklıyor sanırsam.
Kaynak: http://epruli.blogspot.com/

Etiketler: , ,

 
posted by İnci Üsküplü at 5:38 PM, | 0 comments

Şaka

Çarşamba, Mayıs 13, 2009
Bende böyle ekşın dolu bir okul istiyorum.:D Tamam MIT dünyanın en iyi teknik üniversitesi olabilir, bu şakalar da orada okuyan dahilerin ürünleri olabilir ama kıyısından köşesinden benzer şakalar bizde de yapılsa fena olmazdı hani. Aşağıdaki fotoğraflardan bence hayalete onlara göre bal kabağına benzetilen çatı 1962 yılında yapılmış. Benzer fotoğraflara da siteden bakabilirsiniz.




Kaynak: http://tesekkurederiz.tumblr.com

Etiketler: ,

 
posted by İnci Üsküplü at 4:33 PM, | 0 comments

Shadow Dance

Perşembe, Mayıs 07, 2009


Kime ait olduğunu bilmediğim, barın duvarında rastlayıp güzide arama sitesi google sayesinde kolayca bulduğum mükemmel bir fotoğraf.

Etiketler:

 
posted by İnci Üsküplü at 4:26 PM, | 0 comments
blog counter