Erdek-Ocaklar

Pazar, Haziran 24, 2007
Ufacıcık şirin bir balıkçı köyü diye nitelendirsem sanırım yanlış olmaz. Tabi bu yaz aylarında biraz değişiyormuş ama bana henüz o halini görmek nasip olamadı. Ya sezon açılmadan ya da kapandıktan sonra görme imkanım olduğu için yorum yapamıyorum. Haziran sonunda gidince göreceğimi sandım ama henüz hiç bir yer açılmamıştı meğer temmuz başı gibi başlarmış orada sezon inşaat ve yapım aşamasında olan bir sürü yer vardı. Ama deniz girilecek kıvama çoktaan gelmiş. Tek sorun bazı günler denizanalarının kıyıya vurması. O kadar beter bir halde oluyormuş ki plajda yürümeye kalktığınızda da istediğiniz kadar kaçın illaki birine istemeden basıyorsunuz. Islak bir domatese basmışınızda vıcık etmiş gibi bir ses ve his yaratıyor. Hadi onlar ölüleri ama denizin içinde canlıları ile savaş vermek zorunda kalıyorsunuz ki ufacıcık bir çabadan sonra girmekten vazgeçiyorsunuz. Zararsız olanaların yanında eşek kadar kahverengi olanlarını görmek gayet etkili oluyor bunun için.
Geçen yıl 2 günde oradan sıkılmama rağmen bu sene bana orası çok güzel geldi. Resmen kafa dinlenecek bir yer. Hele hele geçen sene yapmayı çok istediğim ama yapamadığm şeyi yapmak ayrı bir keyifti. Büyükşehirlerin dışında yıldızların ne kadar çok ve yakındaymış gibi göründüğünü bilmeyen yoktur heralde. İşte onları seyrederek ve müzik dinleyerek uyumaktı ki sonunda bunu başarabildim. Sandığımdan da dinlendirici bir şeymiş tavsiye ederim hatta dinlediğiniz kişi Şebnem abla olunca pek bi güzel olıyormuş. (Şebnem abla her koşulda güzel geliyor ama olsun.)
Sadece dinlenmek, kafa dinlemek istiyorsanız bulabileceğiniz nadir yerlerden biri ve denizi (eğer lodos yoksa) tertemizdir tavsiye ederim. Yer bulma konusunda da zorluk çekmezsiniz çünkü hemen hemen her ev yazın pansiyona dönüşüyor müstakil odacıklardan, dairelere ve otellere kadar her çeşidini rahatlıkla bulabilirsiniz.

Etiketler: , ,

 
posted by İnci Üsküplü at 3:00 AM, |

0 Comments:



blog counter